Koreye Gidiş Macerası 1.Perde

kore_ucak_bileti_foto Esasında Koreye gidiş macerası değilde nasıl gidilemez, uçağa son dakika nasıl binilir? Onunla iligili başımdan geçen son Kore maceramın başlangıç noktasını anlatayım sizlere. Daha başlangıcından askiyonu yüksek bir gezi olacağı belliydi.

Günlerden 11, aylardan Şubat, yıl 2016 olmuş halen daha uçağı kaçırma riski ile karşı karşıya kalan kişiler var aramızda. Evet o benim… Bünyemin bana vermiş olduğu rahatlığa dayanarak adı lazım değil baş harfi G ile başlayan arama motorunun haritasına baktım. Benim evden havalimanı ara ara trafik olmasına rağmen 1 saat 6 dakika sürüyor gözüküyordu. Ama her şeyden habersiz  ben, yola çıktıktan sonra kaderin çilvesi ile karşı karşıya kaldım. Gittiğim güzergah üzerinde iki kaza olmuş birisi köprünün yakınında diğeri Merter metrobüs durağının yakınında bu iki kaza ile beraber toplamda 1 saat 6 dakika sürmesi gereken  2 saat 40 dakika sürdü ve bundan dolayı uçağın kalkmasına 1 saat kala havalimanında oldum. 4:20’deki Asiana havayollarına ait uçağıma binmek için check-in yapmaya gittim valizi vereceğim kimse yok. İki tane temizlik görevlisi arkadaş vardı onlara surdum, “Koreliler yarım saat önce gitti burdan, geç kaldın dediler” Haydaaaa… eee ben ne olcam, Haranlımıyım la ben,onlar bincek ben kalcam yok arkadaş benim adım Tatar Ramazan ben bu oyunu bozarım (diyemedi).

Neyse sonra havalimanında  yetkili bi abi arıyorum ki benim uçağa biniş kartımı alayım, yada valizi vereyim. Etrafta bakınırken Havalimanı Uçuş Hizmetlerinden yetkili bir abi ile karşılaştım, Asiana’nın ofisini öğrenmek için birkaç hamlede bulundum ama maalesef Asiana’nın Havalimanında ofisi olmadığını öğrendim. Sonra o yetkili birkaç yeri daha aradı dedi senin uçak 218 nolu kapıda oraya git valizini orada alacaklar, tamam gideyim süper, eyvallah bi falan dedim düştüm yola pasport kontroldeki memur bey amca; “uçağa online checkin kağıdını çıktısı ile binemezsin yasak, online boarding pass’in olsaydı olurdu, ben buna nerey mühür basıcam” dedi. “Mühür dedi! nereye basıcam” abim uçak kaçıyo 40 dakka kaldı gözünü seveyim falan yok. Haklı olarak kurallar geri almadı, elimde kalan son kozun en son aklıma gelmiş olması bana 20 dakikaya mal oldu ama olsun, işte bunlar hep tecrübe  Asiananın Takism ofisini aradım durumu anlattım kaza oldu, yollar berbat, lütfen yardım edim vs. derken sonunda ikna ettim ve lütfen benim aramamı bekleyin ben birilerine ulaşmaya çalışacağım ama garanti veremiyorum dedi. Dedim olsun ablam sen ara kimi gerekiryorsa en azından denemedik demeyiz. Yaklaşık 2 dakika sonra geri aradı beni ve “lütfen E2 numaralı check-in noktasına geçin arkadaşım yanınıza gelecek borading pass onda şuan” Ulannnnnn…mutlulukk ben ablaa kalp kalp kalp modundayım. Neyse görevli arkadaş geldi, gelen kişi Koreli bende dedim sempatiklik olsun bi “ anyonghaseyo “ diyeyim 🙂 abi direkt Türkçe daldı “lütfen çok geç kaldık, bu taraftan” benim anyong….havada kaldı. “ size bu boarding pass’i veriyorum ama garanti veremiyorum, uçağa binemeyebilirsiniz” nasıl yaa! ulan boarding pass işte pasaport kontrolü geçip gelicem. Çantanız güvenlikte aranacak belki herşeyi çıkarmanızı isteyebilirler, zaman kaybı olaacağından dolayı, garanti veremiyorum dedi. “Eğer bu valizi açtırırsa güvenlik, ben yarım saatte toplayamam” dedim.

Pasaport kontrole gittim, allahtan sıra yoktu, direkt gittim, çıkış mühürünü pasaporta aldım ve hooop hemen arkadaki güvenlik noktasındayım. Bi baktım Koreli eleman orada  benim için güvenlikle konuşuyo bizim yolcumuz ve uçağa 15 dakikaya kalkacak, ben valizi alacağım vs..anlatıyo.

Güvenlikçi abi umursamaz tavrımın hayranı ol modunda tamam bi bakalım aksi durum yoksa yolcu sizindir. Ulan ne oluyo olay iyice IFB ajanı konuşmasına döndü, aski yoksa, sizindir falan, garip anahtar kelimeler bunlar aman dikkat Neyse abi, en çok kortktuğum büyük valizdi çünkü 23 Kg kendileri ve açılmaması için dua ediyodum, o geçti, sırt çantam geçti, küçük valiz tam geçiyodi ki bilgisayar başındaki güvenlik, “ yaaa şu yuvarlak nee ot mot var orda” dedim abi o çay, bi tek ona mı bakcan, çantayı açmamak için pazarlığa hazırım bildiğim. “evet ona bi bakalım” dedi, dedim al senin olsun bak, istersen geri koymayayım valize. Aldı baktı sağına soluna, tamam geç. Ulan bende içini açacak falan diye bekliyorum, bildiğin içindekiler kısmını okudu geri verdi bana. Aldığım gibi sırt çantama attım, elimdeki pasaportum düşmesin diye dişlerimin arasına alıp başladım 218’e doğru koşmaya çünkü saat 4:06, uçak saat 4:20’de “ merhaba ben geç kalan yolcunuz” adlı bir sırıtış ile geçtim bilet noktasından, bana yardımıcı olan arkadaşlara teşekkür ettim ve yerime geçtim. 4:12 uçaktayım birde uçağan en arka koltuğunu seçmiştim ulan oaray gitmek 5 dakka sürdü nerdeyse.

Uçak hareket etmeden yerime oturudum ve derin bir ohh! Çektim. Çeketimi çıkardığımda sırtımdaki gömleğin, bilekerime kadar yaklaşık 3’te 2’si ter içindeydi. Klima çarpmasın diye hemen bantaniyeme sarıldım ve yemek gelene kadar baya yayıla yayıla uyudum.
Uçağa bindikten sonra fark ettim neden check-in noktasının bu kadar erken terk edildiğini yani en azından uçağan hareketinden 1 saat öncesine kadar dursunlar en azından değil mi? Ama yok saat 2:40-2:50 civarı abiler tükkanı kapamış gitmiş, çünkü uçağan yaklaşık %40’ı boş, bundan dolayı erken gitmişler. Tabi bu sadece benim nacizane fikir yürütmelerim.

Özetleyecek olursak arkadaşlar siz siz olun uçağan kalkmasına 3,5 saat kala evden çıkmayın, sonra 3,5 atarsınız benim gibi 🙂 ben hep 4 saat öceden çıkıyodum ve yetişiyordum ama istenmeyen durumlar olabiliyormuş (kaza gibi vs.). İkinci önemli nokta hangi havayolu şirketi ile gidiyorsanız onun havalimanında ofisi var mı yok mu, ona bakın. Bu baya önemli çünkü sizin uçağa biniş kartınızı o ofisteki çalışan arkadaşlar hazırlıyor. Eğer havalimanında ofisi yoksa mutlaka istanbul satış ofisinin veya o satış ofisten çalışan birisnin telefonunu alın. Ben Asiana Taksim ofisindeki satış yapan arkadaşın numarasını tamamen şans eseri kaydetim diyebilirim. Sadece bilet fiyatı sormak için kaydettim ve uçuş günü bildiğin hayat kurtardı o numara. Bu iki şeye dikkat edin arkadaşlar bunlar önemli noktalar, havalimanı uçağa binmek, valizleri taşımak, pasaport kuyruğu vs. stressli şeyler, birde böyle benim gibi ekstra stress yaşamayın. Buaradan tekrardan Asiana Airlines Taksim ofisine ve benim için güvenlikle konuşan görevli arkadaş, ayrıca uçaktaki güzel hosteslere çok teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda Kore maceraları ile devam edeceğim, görüşmek üzere.

Fighting!
Güç sizinle olsun,
Erdal.

Share This Story

Kore Gezisi

You May Also Like

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.